İSTİBDAT
(Kardeşim Midhat Cemal’e)
Mehmet Âkif Ersoy (1873–1936)
I
Yıkıldın, gittin ama ey kirli baskı dönemi,
Milletin kalbinde silinmeyecek bir iz bıraktın.
Atalarımız mezarlarından sesleniyor:
“Ey sefil torunlar,
Her gelen cellat binlerce masumu öldürürken,
Niçin kimse bir çığlık bile atmıyordu,
Hiç değilse son bir canhıraş feryatla?”
II
Otuz milyon insan, üç haydutun elinde esir,
Devlet adına bu uğursuz yükü taşımak zorunda kaldı.
Zulmedenle zulme uğrayanı bir saysalar utanmaz mıydınız?
Ey insanlık duygusundan yoksun varlıklar,
Aslı olmayan bir gölgeyi göklerden daha yüce tuttunuz!
III
Bir zamanlar birkaç çadırdan çıkıp,
Dünyayı titreten büyük bir devlet kurmuş bu millet;
Gün geldi, böylesine büyük bir zilleti gördü,
Otuz üç yıl süren bir felaketin esiri oldu.
Bu bir ibret vesilesidir, ama keşke böyle öğrenmeseydik!
IV
Gökyüzünde dalgalanan bayraklarımızı yere indirdin,
Övünülecek işler bekleyen babaları utandırdın.
Ne yüce bir millettik; ama sen geldin, bizi alçalttın.
Gelecekten tüm umudu kestirdin.
Rezil olduk; ey kanlı kâbus, bizi sen rezil ettin!
V
Birinde haysiyet, birinde onur emaresi görsen,
“Bu bir suçlu!” deyip ya sürdün, ya da hapsettin.
Her vicdana, her duyguya bir casus yerleştirdin.
Milletin en kahraman evlatlarını umutsuzluğa düşürdün.
Ne kadar lanetli bir varlıksın ki,
Şeytan’ın ruhuna bile rahmet okuttun!
VI
Artık kâbus devri değil, uyanış zamanıdır.
Gel ey nazlı hürriyet, canlar senin yoluna serilmiştir.
Makamın sağlamdır, çünkü en temiz vicdanlar senin sığınağındır.
Bütün Osmanlı yurdu, senin tahtını desteklemektedir.
Tahta otur ey hürriyet, çünkü bir millet senin ordundur!
chatgpt Günümüz Türkçesine çevirdi
